Biden, 24 Nisan’da yeniden ‘soykırım’ dedi

ABD Başkanı Joe Biden bugün, ‘Ermeni Anma Günü’nü kutladı ve konuşmasında, “24 Nisan 1915’ten itibaren Osmanlı İmparatorluğu altında acı çeken 1,5 milyon Ermeni’yi anıyoruz” dedi.

Biden, Ermenilere yönelik ‘kitlesel bir imha’ hareketi olduğunu iddia ettiği olaylar bütününü, “insanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden biri” olarak nitelendirdi ve iddia edilen olayların tekrarlanmasını önlemek için hatırlanması gerektiğini savundu.

Konuşmasında ‘soykırım’ ifadesine yer veren Biden’ın demecinden öne çıkanlar:

Bugün, Meds Yeghern – Ermeni soykırımı sırasında kaybedilen hayatları hatırlamak için saygı duruşunda duruyor ve asla unutmama sözümüzü yeniliyoruz.

Zulüm kampanyası, 24 Nisan 1915’te Osmanlı yetkililerinin İstanbul’daki Ermeni aydınları ve cemaat liderlerini tutuklamasıyla başladı. Bunu takip eden günler, aylar ve yıllar içinde bir buçuk milyon Ermeni tehcir edildi, katledildi veya ölüme götürüldü; aileler sonsuza dek parçalandı ve nesiller sonsuza dek değişti.

Bu trajedinin yasını tutarken, Ermeni halkının direncini de onurlandırıyoruz. İnsanlık tarihinin en karanlık bölümlerinden birine katlandıktan sonra, hayatta kalanlar dünyamız için daha iyi bir gelecek kurmaya başladılar. Cesaret ve kararlılıkla hayatlarını yeniden inşa ettiler. Kültürlerini korudular. Bizimki de dahil olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ulusların dokusunu güçlendirdiler. Ve 109 yıl önce bugün başlayan kitlesel zulümlerin bir daha asla tekrarlanmamasını sağlamak için hikayelerini anlattılar.

Bu bizim kutsal yeminimiz olmaya devam ediyor. Bugün ve her gün, Amerika Birleşik Devletleri insan haklarını savunmaya ve hoşgörüsüzlüğe karşı ses çıkarmaya devam edecektir. Nefret ve dehşetin karşısına umut ve şifa ile çıkmaya devam edeceğiz. Ve herkesin onurlu, güvenli ve saygılı bir şekilde yaşayabileceği bir gelecek isteyen herkesin yanında durmaya devam edeceğiz.

ÜNLÜ TARİHÇİ LEWIS NE DEMİŞTİ?

Bugün soykırım iddialarının doğru olduğunu savunan tarihçiler gibi doğru olmadığını savunan ve yaşananları “karşılıklı mezalim” olarak tanımlayan tarihçilerin sayısı da oldukça fazla. 

19 Mayıs 2018’de 101 yaşında yaşama veda eden ve pek çok karmaşık sürece tanıklık eden ünlü İngiliz tarihçi Bernard Lewis de onlardan biri.

25 Mart 2002’de Ulusal Basın Kulübü‘nün Washington, DC’deki bir etkinliğinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Lewis, sözde soykırım iddiaları ile ilgili şunları söylemişti:

“Bu bir tanımlama meselesidir… Günümüzde soykırım kelimesi, hiç kan dökülmeyen durumlarda bile çok gevşek bir biçimde kullanılmakta. Bunu yadırgayanların rahatsızlığını anlayabiliyorum. Ancak bu özel durumda, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermenilerin katlinin, Nazi Almanyası’nda Yahudilerin başına gelenlerle aynı olduğu iddia ediliyor ve bu düpedüz bir yalan.”

Lewis, sözlerine şöyle devam etmişti:

“SİLAHLI İSYANIN BİR SONUCUDUR”

“Ermenilerin başına gelenler, savaş öncesi başlayan ve daha büyük ölçekte devam eden, Türklere karşı [girişilmiş] büyük bir Ermeni silahlı isyanının sonucudur. Aralarında ordu mensuplarının da bulunduğu önemli sayıda Ermeni sınırı geçerek Türkiye’yi işgal eden Rus kuvvetlerine katılmıştır. Ermeni isyancılar Van şehrini ele geçirmiş ve işgalcilere teslim etmek üzere bir süre ellerinde tutmuşlardır. Anadolu’da gerilla savaşı yaşanmıştır. Yani bu, bugünlerde, “Ermenilerin Türkiye’ye karşı [yürüttüğü] ulusal kurtuluş hareketi” olarak adlandırılan şeydir ve Türkler bunu püskürtmek için kesinlikle çok şiddetli yöntemlere başvurdular.”

“KATLİAM KARARINA DAİR KANIT YOK…”

“Bu da Türk hükümetinin Ermeni nüfusu hassas bölgelerden tehcir etme kararının açık bir gerekçesidir ki bu [techir], o zamanlar hala Osmanlı İmparatorluğu’nun bir parçası olan Arap vilayetlerini içermediği gibi neredeyse tüm Anadolu’yu içermektedir. Katliam kararı alındığına dair bir kanıt yok, aksine bunu önlemeye yönelik girişimlerin pek de başarılı olmadığına dair önemli kanıtlar var…”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir